Çok uzun zamandır ilk defa çok sakin koşturmacasız bir hafta sonu geçirdim diyebilirim..
Hafta içi çiçeklerimle sulamak dışında pek ilgilenemiyorum dün sabah balkonumdaki çileklerin çiçekleri beni benden aldı ama bir sürü çilek olmasına rağmen sadece 3-4 kök çiçek açmış neden acaba birazdan internetten araştıracağım...inşallah diğerleri de çiçek açar bu yıl bir tabak dolusu çilek bekliyorum açıkçası:)
Daha önceden bahsetmiştim şu sıralar evde ki dağ gibi olan yarım işleri halletme gayretindeyim.
Kanguru mu bitirdikten sonra kendime hemen ödül kurabiye yapıp çayımı demledim ve aylardır belkide bir yıldır kafası,gövdesi, bacakları ve elbisesi örülmüş gerisi bekleyen tombul bebeğimi aldım inşallah çabucak bitiririm ve diğer yarımlarıma geçerim...
ve bu haftanın kraliçesi ve prensesi diyeyim artık...
sonunda bitirildi.
Ama ben her kanguru ördüğüm de ayrı bir duygusala bağlıyorum ,annelik duygularımın depreşmesiyle birlikte sanırım.
bu hafta sonu gelemeyen kızımı düşünüp kanguruyu severken
haberlerde hastanede bebeğini boğmak isteyen kadının haberini görünce
ayrı bir şok oldum...
Allah'ım sen ıslah et bu yaratıkları...
Çok kolay anlatılamayan bir şey anne olmak, yavrum bebeğim,kızım seni hep seveceğim ve koruyacağım demek ve ölümden delice korkmaktır anne olmak, hem de çok korkmak geride yavrunuzu kuzunuzu bırakmaktan acayip korkmaktır anne olmak.
cesaret, sorumluluk, sabır, akıl, beceri, yeterlilik, özveri, kocaman bir yürek, endişe gibi birçok kavramları beraberinde getirir
anne olmak.
her kadının harcı olmadığı gibi kadınlığı ispat etmek ya da kimlik edinmek gibi bir misyonu yoktur anne olmanın.
Bir önceki ördüğün kanguruyu görmek isterseniz
Herkese yavrusuyla birlikte güzel ve sağlıklı günler diliyorum.